İçerik Son Güncelleme Tarihi:
Bu kapsamlı rehberde, 2026 yılı Temmuz ayı itibariyle yürürlükte olan en güncel mevzuat, Türk Ceza Kanunu, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Emekli Sandığı Kanunu çerçevesinde “vazife malulü ne demek?” ve “vazife malulü nedir?” sorularının yanıtlarını; hakları, şartları, dereceleri ve TSK mensuplarına tanınan özel ayrıcalıkları en ince detayına kadar inceleyeceğiz.
Vazife Malulü Nedir? / Vazife Malulü Ne Demek?
En temel tanımıyla vazife malullüğü; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 47. maddesi ve mülga 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 45. maddesi kapsamında, kamu görevlilerinin (kamu memurları, subay, astsubay, uzman çavuş, polis vb.) görevlerini yaptıkları sırada veya görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları görevlerin doğrudan etkisiyle çalışma güçlerini mevzuatta belirtilen oranlarda kaybetmeleri durumudur.
Vazife malullüğünü, sıradan bir hastalık veya iş kazası sonucu oluşan “adi malullükten” ayıran en önemli unsur “illiyet bağı” yani neden-sonuç ilişkisidir. Bir kamu görevlisinin vazife malulü sayılabilmesi için meydana gelen bedensel veya ruhsal rahatsızlığın, yaptığı kamu görevinin niteliğinden, icrasından veya görev yerinin özelliklerinden kaynaklanması şarttır.
Vazife Malullüğünün Yasal Dayanakları ve Türleri
Türk hukuk sisteminde vazife malullüğü kavramı tek bir tip değildir. Olayın meydana geliş şekline, görevin niteliğine ve oluşan zararın boyutuna göre mevzuatta farklı kategorilere ayrılmıştır:
Normal Vazife Malullüğü: Kamu görevlisinin rutin bürokratik veya idari görevlerini yerine getirirken uğradığı kazalar veya görevden kaynaklanan meslek hastalıkları neticesinde oluşur. (Örn: Bir memurun resmi bir evrakı teslim etmeye giderken geçirdiği trafik kazası).
Harp Malullüğü: TSK mensuplarının veya mevzuatın izin verdiği diğer görevlilerin, fiilen harp esnasında, savaşa hazırlık dönemlerinde veya düşman karşısında görev yaparken uğradıkları malullük durumudur.
Terör Malullüğü (3713 Sayılı Kanun Kapsamı): 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında, terör eylemlerinin önlenmesi, takibi veya terör örgütleriyle mücadele sırasında yaralanan, engelli hale gelen kamu görevlilerini kapsayan en korumacı malullük türüdür.
Asayiş ve Güvenlik Malullüğü (2330 Sayılı Kanun Kapsamı): İç güvenlik, asayiş ve kamu düzeninin korunması amacıyla görev yapan polis, jandarma ve sahil güvenlik unsurlarının, görevleri başında uğradıkları saldırı veya kazalar sonucu malul kalmalarını ifade eder.
Önemli Not: Vazife malullüğü statüsünün kazanılması, kişinin memuriyet hayatının sona ermesi anlamına gelebileceği gibi, bazı durumlarda kişinin görevine devam ederken de bu haklardan kısmen faydalanmasını sağlayabilir. Bu durum, tamamen malullüğün derecesi ve mevzuatın izin verdiği sınırlara bağlıdır.
TSK Vazife Malulü Şartları
Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev yapan subay, astsubay, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş/er ve hatta vatani görevini yerine getiren yükümlü er/erbaşlar için vazife malullüğü şartları son derece hassas kurallara bağlanmıştır. TSK mensuplarının görev yaptığı coğrafi koşullar ve üstlendikleri operasyonel riskler sebebiyle, şartların tespiti askeri sağlık kurulları ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından koordineli şekilde yürütülür.
TSK Vazife Malulü Şartları ana hatlarıyla şu şekildedir:
1. Sigortalılık ve Statü Şartı
Kişinin olay anında TSK bünyesinde yasal bir statüde (muvazzaf, sözleşmeli, yükümlü) bulunması gerekir. Operasyon, tatbikat, nöbet veya günlük mesai fark etmeksizin, kişinin askeri disiplin ve emir-komuta zinciri altında olması şarttır.
2. İlliyet Bağının (Neden-Sonuç İlişkisinin) Varlığı
Oluşan sakatlığın, yaralanmanın veya hastalığın askeri görevin ifası sırasında ya da görevin sona ermesinden sonra dahi olsa o görevin etkisiyle meydana gelmiş olması gerekir. Örneğin, bir askerin operasyon esnasında şarapnel parçasıyla yaralanması doğrudan bir illiyet bağı oluştururken; mesai saatleri dışında, askeri görevle tamamen bağımsız kişisel bir husumet nedeniyle yaralanması vazife malullüğü kapsamına girmez.
3. Çalışma Gücü Kaybı Oranı
TSK personeline vazife malullüğü verilebilmesi için, TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği ve SGK Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği standartlarına göre beden veya ruh sağlığında belirli bir kayıp meydana gelmiş olmalıdır. Bu durum genellikle askeri hastane (veya tam teşekküllü Sağlık Bakanlığı hastaneleri) tarafından verilen ve SGK Sağlık Kurulu tarafından onaylanan “TSK’da Görev Yapamaz” veya “Sınıfı Görevini Yapamaz” raporu ile belgelenir.
4. Kusursuzluk veya Kastın Bulunmaması
Türk Ceza Kanunu ve idare hukuku ilkeleri uyarınca, personelin malul kalmasına neden olan olayın, kişinin kendi kasıtlı eylemi (örneğin kendini bilerek yaralama – kendini askerliğe elverişsiz hale getirme suçu) veya ağır kusuru (emre itaatsizlikte ısrar gibi hukuka aykırı fiiller) neticesinde meydana gelmemiş olması aranır. Ancak terörle mücadele gibi olağanüstü durumlarda idarenin kusursuz sorumluluğu ilkesi gereği daha esnek yorumlar yapılabilmektedir.
Vazife Malulü Dereceleri
Bir kamu görevlisinin veya TSK personelinin vazife malulü olduğu tespit edildikten sonra, kişiye bağlanacak aylık miktarı ve tanınacak sosyal hakların kapsamı Vazife Malulü Dereceleri doğrultusunda belirlenir. Türkiye’deki sosyal güvenlik mevzuatına göre vazife malullüğü toplamda 6 farklı dereceye ayrılmıştır.
Bu derecelendirme sistemi, malul kalan personelin vücut organlarındaki fonksiyon kaybı, uzuv kayıpları, psikolojik travmaların derinliği ve kişinin kendi bakımını tek başına sürdürüp sürdüremeyeceği kriterlerine dayanır.
1. Derece Vazife Malullüğü: En ağır malullük seviyesidir. Genellikle kişinin iki uzvunu kaybetmesi, görme yetisinin tamamen yitirilmesi, felç kalma veya başkasının yardımına muhtaç olacak düzeyde ağır ruhsal/bedensel hasar alma durumlarında verilir.
2. Derece Vazife Malullüğü: Kişinin çalışma gücünü ve fonksiyonlarını çok büyük oranda kaybettiği, ancak 1. derece kadar tam bağımlı olmadığı durumları kapsar. (Örn: Bir bacağın diz üstünden kaybı, ağır iç organ hasarları).
3. Derece Vazife Malullüğü: Orta-ağır seviyedeki fonksiyon kayıplarını ifade eder. Kişinin mesleğini icra etmesini tamamen engelleyen ancak günlük yaşam aktivitelerini kısmen tek başına yapabildiği durumlardır.
4. Derece Vazife Malullüğü: Orta düzeyde iş gücü kaybını temsil eder. Belirli uzuvların kısmi kaybı veya kronikleşen işlev bozuklukları bu gruptadır.
5. Derece Vazife Malullüğü: Hafif-orta düzeydeki malullüklerdir. Kişinin askeri veya emniyet hizmetlerini yapmasını engelleyen ancak sivil hayatta belirli işleri yapmasına engel teşkil etmeyen durumlar örnek gösterilebilir.
6. Derece Vazife Malullüğü: Mevzuatta kabul edilen en hafif malullük derecesidir. Fonksiyon kaybı diğer derecelere göre daha düşüktür ancak yine de yasal olarak vazife malulü haklarından yararlanmak için yeterlidir.
Derece Tespit Tablosu (Genel Esaslar)
| Malullük Derecesi | Fonksiyon Kaybı / Durum Özeti | Temel Hak Yansıması |
|---|---|---|
| 1. Derece | Tam ve ağır fonksiyon kaybı, başkasının bakımına muhtaçlık. | En yüksek aylık bağlama oranı, bakıcı yardımı, tam sosyal haklar. |
| 2. Derece | Çok yüksek oranlı iş gücü kaybı, belirgin uzuv kayıpları. | Yüksek aylık bağlama oranı, genişletilmiş istihdam ve konut hakları. |
| 3. Derece | Orta-ağır fonksiyonel kayıplar, mesleği yapamama. | Standart üstü malullük aylığı, faizsiz konut kredisi, istihdam hakları. |
| 4. Derece | Orta seviyeli fonksiyon kayıpları, kronik hasarlar. | Standart malullük hakları, dereceye göre ek ödeme. |
| 5. Derece | Hafif-orta seviyeli uzuv veya organ işlev azalmaları. | Malullük aylığı, sosyal ve idari haklar. |
| 6. Derece | En alt sınırda fonksiyon kaybı, yasal malullük tescili. | Minimum sınırda malullük aylığı, temel sosyal haklar ve ulaşım muafiyetleri. |
Vazife Malulü Hakları Nelerdir?
Devlet, ülkesi ve milleti uğruna fedakarlıkta bulunarak vazife malulü olan vatandaşlarına çok geniş yelpazede maddi ve manevi haklar tanımaktadır. Bu haklar, malulün yaşam standardını korumayı, maruz kaldığı kaybı hafifletmeyi ve ailesinin geleceğini güvence altına almayı amaçlar.
Vazife Malulü Hakları Nelerdir? sorusunun cevabı şu başlıklar altında toplanabilir:
1. Vazife Malullüğü Aylığı Bağlanması
En temel haktır. Kişinin prim gün sayısına veya hizmet yılına bakılmaksızın, malul sayıldığı tarihten itibaren doğrudan aylık bağlanır. Bu aylık, normal emekli maaşlarından farklı olarak, kişinin görevdeki son maaşı, rütbesi ve malullük derecesi baz alınarak hesaplanır ve genellikle normal emekli maaşlarından daha yüksektir.
2. Faizsiz Konut Kredisi Hakkı
Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ve SGK iş birliğiyle, vazife malullerine hayatlarında bir kez kullanmak üzere tamamen faizsiz konut kredisi imkanı sunulur. Bu hak, malulün vefatı halinde dul ve yetimlerine devreder.
3. Kamuda İstihdam (İş) Hakkı
Vazife malullerinin kendilerine veya malullük durumuna göre (özellikle terör ve asayiş kapsamındakilerde) eş, çocuk veya kardeşlerinden bir ya da iki kişiye kamuda sürekli işçi veya memur olarak istihdam edilme hakkı tanınır.
4. Ücretsiz Seyahat ve Ulaşım Hakları
Vazife malulleri, kendileri, eşleri, evlenmemiş ve yetim aylığı alan çocukları ile anne ve babaları; şehir içi toplu taşıma araçlarından (otobüs, metro, metrobüs, tramvay vb.), TCDD taşımacılığından (Yüksek Hızlı Tren dahil) ve Deniz Hatlarından tamamen ücretsiz olarak yararlanırlar.
5. Fatura İndirimleri (Su ve Elektrik)
Belediyeler tarafından sağlanan şebeke suyunda ve elektrik dağıtım şirketleri tarafından sunulan elektrik enerjisi tarifelerinde vazife malullerine %40 ile %50 arasında değişen oranlarda indirim uygulanır.
6. Eğitim ve Öğretim Yardımları
Vazife malullerinin çocuklarının ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim hayatları boyunca her yıl Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu ve SGK tarafından belirlenen tutarlarda yılda bir kez toplu eğitim yardımı ödenir. Ayrıca devlet yurtlarında öncelik ve burs avantajları mevcuttur.
7. Ek Ödeme ve Tütün İkramiyesi
Her yılın ilk aylarında (genellikle Ocak-Şubat döneminde), vazife malullerine derecelerine göre hesaplanan yıllık “Ek Ödeme” (kamuoyunda tütün ikramiyesi olarak da bilinir) ödemesi peşin olarak yapılır.
TSK Vazife Malulü Hakları
Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, yukarıda sayılan genel hakların yanı sıra, askeri mevzuatın ve TSK’ya bağlı vakıfların sağladığı çok daha spesifik ve avantajlı haklara sahiptir. TSK Vazife Malulü Hakları, askeri personelin orduya bağlılıkları ve verdikleri üstün hizmetin bir karşılığı olarak ek koruma kalkanları içerir.
1. Rütbe İlerlemesi ve İntibak Hakları
Vazife malulü olarak TSK’dan ayrılan subay, astsubay ve uzman erbaşlar, eğer görevde kalsalardı ulaşabilecekleri rütbe ve kademelere gıyabında ulaştırılırlar. Aylıkları, emsallerinin ulaştığı en yüksek rütbe ve derece üzerinden hesaplanarak güncellenir.
2. TSK Mehmetçik Vakfı Yardımları
Eğer personel TSK Mehmetçik Vakfı sorumluluk alanındaysa (özellikle yükümlü erbaş/er ve sözleşmeli erler), vakıf tarafından kişiye malullük derecesine göre ömür boyu bakım yardımı adı altında aylık nakdi ödemeler yapılır. Ayrıca çocuklarının eğitimi için de vakıf ayrı burslar sağlar.
3. OYAK (Ordu Yardımlaşma Kurumu) Daimi Maluliyet Yardımı
OYAK üyesi olan subay, astsubay ve uzman çavuşlar, vazife malulü olduklarında OYAK Genel Kurulu yönetmeliklerine göre belirlenen “Daimi Maluliyet Yardımı” adı altında çok ciddi bir toplu nakdi tazminat alırlar. Bu tazminat, kişinin gelecekteki ekonomik kayıplarını telafi etmede büyük rol oynar.
4. Askeri Kamplardan ve Sosyal Tesislerden Yararlanma
TSK vazife malulleri, orduevleri, askeri gazinolar, vardiya yatakhaneleri ve TSK’ya ait yaz/kış eğitim merkezlerinden (askeri kamplar) muvazzaf personelle aynı hak ve önceliklere sahip olarak ömür boyu faydalanabilirler.
5. TSK Rehabilitasyon Merkezlerinde Öncelikli Tedavi
Ankara’da bulunan TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi başta olmak üzere, askeri kökenli veya tam teşekküllü tüm robotik ve fizik tedavi merkezlerinde en ileri teknolojik tıbbi imkanlardan hiçbir ücret ödemeden ve sıra beklemeden öncelikli olarak yararlanırlar.
1 Derece Vazife Malulü Hakları
Vazife malullüğü dereceleri içinde en yüksek fonksiyon kaybını ifade eden 1. derece, haklar ve devlet desteği bakımından da en geniş imkanların sunulduğu kategoridir. Devlet, hayatını tek başına idame ettirmekte zorlanan bu kahraman vatandaşlarına en üst düzeyde koruma sağlar.
1 Derece Vazife Malulü Hakları kapsamındaki ayrıcalıklar şunlardır:
En Yüksek Aylık Bağlama Oranı
derece vazife malullerinin emekli aylıkları, emsallerinin alabileceği en yüksek ek gösterge ve yansıtma oranları üzerinden hesaplanır. Fiili hizmet zammı (yıpranma payı) sürelere tam olarak eklenerek maaş maksimize edilir.
Bakıcı Yardımı (Refakatçi Ücreti)
derece vazife malullerinin en büyük ayrıcalığı, başkasının yardım ve desteğine muhtaç olduklarının sağlık kurulu raporuyla tescillenmiş olmasıdır. Bu kapsamda, SGK tarafından her ay kendilerine net asgari ücret tutarında veya kanunda belirtilen oranlarda “Bakıcı Yardımı” ödemesi yapılır. Bu ödeme, malullük aylığına ek olarak verilir ve vergiye tabi değildir.
Genişletilmiş İstihdam Hakları
Özellikle terör veya asayiş kapsamında 1. derece malul olan personelin ailesine (eşi, çocukları veya kardeşleri) kamuda 2 kişiye kadar istihdam hakkı tanınmaktadır.
En Yüksek Yıllık Ek Ödeme (Tütün İkramiyesi)
Her yıl ödenen ek ödemelerde en yüksek katsayı 1. derece malullere uygulanır. 2026 yılı rakamlarıyla da en yüksek yıllık toplu ödemeyi bu gruptaki maluller alır.
Protez, Ortez ve Tıbbi Cihazlarda Sınırsız Destek
derece vazife malullerinin tedavilerinde veya yaşamlarını kolaylaştırmada kullanılacak akülü tekerlekli sandalyeler, biyonik protezler, göz veya uzuv implantları gibi yüksek maliyetli tıbbi cihazlar, SGK Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) limitlerine takılmaksızın devlet tarafından %100 oranında karşılanır.
6 Derece Vazife Malulü Hakları
derece vazife malullüğü, yasal olarak malul sayılmanın en alt basamağıdır. Bu derecedeki kişilerin vücutlarındaki fonksiyon kaybı 1. dereceye göre çok daha azdır. Dolayısıyla haklar, kişinin kendi yaşamını idame ettirebileceği varsayımı üzerine kurgulanmıştır.
6 Derece Vazife Malulü Hakları genel olarak şu şekildedir:
Temel Malullük Aylığı: Kişiye kendi rütbe, derece ve kademesine uygun olarak 6. derece katsayısı üzerinden vazife malullüğü aylığı bağlanır. Maaş, 1. dereceye göre daha düşüktür ancak yine de güvence altındadır.
Çalışmaya Devam Edebilme veya Yeniden Çalışma Hakkı: 6. derece vazife malullerinin en büyük avantajlarından biri, vücut fonksiyonları izin verdiği için belirli şartlar altında sivil hayatta veya özel sektörde malullük aylıkları kesilmeden çalışabilmeleridir. 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı bir işe giren 6. derece malullerin bazı durumlarda maaşları kesilmez, sadece sosyal güvenlik destek primi (SGDP) kapsamında işlem yapılır.
Sosyal Muafiyetler: Ücretsiz ulaşım kartı, su ve elektrik indirimi, emlak vergisi muafiyeti (tek konut için) gibi temel sosyal haklardan 6. derecedeki maluller de eksiksiz olarak yararlanır.
Faizsiz Konut Kredisi: Derece ayrımı gözetmeksizin, 6. derece vazife malulü olan bir kişi de TOKİ destekli faizsiz konut kredisinden aynı usul ve esaslarla faydalanabilir.
Yıllık Ek Ödeme: Derecesine uygun olarak belirlenen katsayı üzerinden her yıl düzenli olarak ek ödemesini (tütün ikramiyesini) alır.
5434 / 45 Vazife Malulü Hakları
Türkiye’de sosyal güvenlik sistemi 1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun ile büyük bir dönüşüm geçirmiştir. Ancak bu tarihten önce memuriyete veya askeri göreve başlamış olan iştirakçiler için mülga 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümleri geçerliliğini korumaktadır.
5434 sayılı Kanun’un 45. maddesi, vazife malullüğünün eski sistemdeki anayasası niteliğindedir. Günümüzde hala binlerce emekli ve görevdeki personel 5434 / 45 Vazife Malulü Hakları kapsamında işlem görmektedir.
5434 Sayılı Kanun 45. Maddenin Getirdiği Haklar ve Avantajlar
5434 sayılı Kanun’un 45. maddesi kapsamında vazife malulü sayılanların elde ettiği haklar, yeni sisteme kıyasla bazı noktalarda daha avantajlı yasal korumalar içermektedir:
[5434 Sayılı Kanun Madde 45]
|
+-------------------------+-------------------------+
| |
[Maaş Garantisi] [İntibak & Terfi]
30 Yıl Hizmet Yapmış Gibi Gıyabında Derece/Kademe
En Düşük Sınır Aylığı İlerlemesi (Yıllık)
30 Yıl Hizmet Yapmış Gibi Maaş Hesaplanması: 5434 sayılı Kanun’un en büyük avantajı, fiili hizmet süresi (çalışma yılı) ne olursa olsun (isterse 1 yıllık memur olsun), vazife malulü olan kişiye sanki 30 yıl boyunca devlete hizmet etmiş ve prim ödemiş gibi en üst sınırdan emekli ikramiyesi ödenmesi ve maaş bağlanmasıdır.
Derece ve Kademe İlerlemesinin Maaşa Yansıması: Personelin malul kaldığı tarihteki öğrenim durumu ve rütbesi esas alınarak, görevde kalsaydı emeklilik yaş sınırına kadar alacağı tüm derece ve kademe ilerlemeleri hesaplanır ve maaşına yansıtılır.
Fiili Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma Payı) Avantajı: TSK ve emniyet mensuplarının sahip olduğu yıpranma payları, 5434/45 kapsamında doğrudan emeklilik ikramiyesi hesabına ve aylık bağlama oranına çarpan olarak eklenir.
Dul ve Yetim Aylığı Koruması: 5434/45 kapsamında bağlanan vazife malullüğü aylığı, hak sahibinin vefatı durumunda eşine ve çocuklarına (yetim aylığı) çok daha yüksek paylaşım oranlarıyla (geride kalanların mağdur olmaması adına) devredilir.
Vergi Muafiyetleri: Bu madde uyarınca bağlanan aylıklar, her türlü gelir vergisinden ve damga vergisinden muaftır. Maaşlardan hiçbir ad altında yasal kesinti (icra ve nafaka borçları hariç özel durumlar dışında) yapılamaz.
Vazife Malullüğü Başvuru ve Hukuki İtiraz Süreçleri
Bir kamu görevlisinin veya askerin geçirdiği kaza ya da rahatsızlık sonrasında vazife malulü unvanını alabilmesi otomatik olarak gerçekleşmeyebilir. Çoğu zaman idari prosedürlerin karmaşıklığı veya kurumlar arası uyuşmazlıklar nedeniyle hukuki destek alınması gereken süreçler doğar.
Başvuru Süreci Nasıl İşler?
Rapor Temini: İlk olarak, Sağlık Bakanlığı onaylı tam teşekküllü bir hastaneden kişinin durumunu, uzuv veya fonksiyon kaybını açıkça belirten “Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu” alınır.
Kurum Başvurusu: Personelin bağlı bulunduğu kurum (Milli Savunma Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, ilgili bakanlık vb.), evrakları toplayarak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Primsiz Ödemeler Daire Başkanlığı veya Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığına gönderir.
SGK Sağlık Kurulu Kararı: SGK bünyesindeki “Vazife Malullüğü Tespit Kurulu”, hastane raporunu, olayın idari tahkikat raporunu ve olay yeri tutanaklarını inceleyerek kişinin vazife malulü olup olmadığına ve malullük derecesine (1-6 arası) karar verir.
SGK Red Kararlarına Karşı Hukuki Yollar
SGK, bazen olay ile görev arasındaki “illiyet bağını” yetersiz bularak veya hastane raporundaki ifadeleri mevzuata uygun görmeyerek vazife malullüğü talebini reddedebilir. Bu durumda hak kaybına uğramamak için şu hukuki adımlar atılmalıdır:
SGK Yüksek Sağlık Kuruluna İtiraz: Red kararının tebliğinden itibaren yasal süresi içinde SGK Yüksek Sağlık Kuruluna gerekçeli bir dilekçe ile itiraz edilir.
İdare Mahkemesinde İptal Davası: Yüksek Sağlık Kurulu’ndan da olumsuz karar çıkması durumunda veya idari başvuru yollarının tükenmesiyle birlikte, kararın tebliğ edilmesini takip eden 60 gün içinde İdare Mahkemesinde “SGK İşleminin İptali ve Vazife Malullüğü Aylığı Bağlanması” talepli dava açılmalıdır.
Tam Yargı (Tazminat) Davası: Malullüğe neden olan olayda idarenin bir hizmet kusuru (örneğin arızalı askeri aracın göreve gönderilmesi, yetersiz güvenlik önlemi alınması) varsa, iptal davasıyla birlikte veya ayrı olarak idareye karşı maddi-manevi tazminat davası da açılabilir.
Hukuki Tavsiye: Vazife malullüğü davaları teknik idare hukuku ve sosyal güvenlik hukuku bilgisi gerektirir. Süre aşımları veya eksik evrak ibrazı hakların tamamen kaybedilmesine yol açabileceğinden, bu süreçlerin alanında uzman bir avukat rehberliğinde yürütülmesi hayati önem taşır.
Vazife Malullüğü Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Vazife malulü olan biri tekrar çalışabilir mi?
Evet, malullük derecesine ve tabi olunan kanuna (5434 veya 5510) göre değişmekle birlikte, özellikle sivil alanlarda veya özel sektörde malullük aylığı kesilmeden çalışmak mümkündür. Ancak kamuda yeniden devlet memuru olarak göreve başlanması durumunda bazı kanunlara göre aylık kesilebilir veya askıya alınabilir.
Adi malullük ile vazife malullüğü arasındaki fark nedir?
Adi malullük, kişinin göreviyle hiçbir ilgisi olmayan normal bir hastalık veya kaza (Örn: Evde ayağının kırılması, genetik bir hastalık) sonucu iş gücünü kaybetmesidir. Vazife malullüğü ise tamamen devlet adına yürütülen resmi görevin icrası sırasında veya görevin doğrudan etkisiyle meydana gelen sakatlanma ve hastalıkları kapsar. Vazife malullüğünün hakları adi malullüğe göre katbekat fazladır.
Vazife malullüğü hakkı zaman aşımına uğrar mı?
Vazife malullüğü aylığı bağlanması haklarında kural olarak zaman aşımı yoktur. Malullüğe sebep olan olay üzerinden yıllar geçmiş olsa bile, durum bildirir raporla illiyet bağı kanıtlandığı müddetçe SGK’ya her zaman başvuru yapılabilir. Ancak geriye dönük maaş ödemelerinde kanunun belirlediği 5 yıllık zamanaşımı sınırı uygulanır (Yani başvurudan sadece 5 yıl öncesine kadar olan birikmiş maaşlar alınabilir).
Vazife malulü hakları vefat halinde aileye geçer mi?
Evet. Vazife malulünün vefat etmesi durumunda, bağlanan malullük aylığı yasal oranlarda eşine (dul aylığı) ve şartları taşıyan çocuklarına (yetim aylığı) aktarılır. Ayrıca faizsiz konut kredisi hakkı kullanılmadıysa, bu hak da öncelikli olarak eşe, eşi yoksa çocuklarına devreder.
Geçici askeri personeller (Sözleşmeli Er, Erbaş) vazife malulü olabilir mi?
Kesinlikle evet. TSK bünyesinde vatani görevini yapan yükümlü erlerden, sözleşmeli er ve erbaşlara kadar tüm personel, görev esnasında sakatlanmaları durumunda TSK vazife malulü şartlarını taşıyorlarsa 1. ile 6. derece arasında vazife malulü sayılırlar ve tüm haklardan tam olarak yararlanırlar.
Ankara Barosu bünyesinde kayıtlı avukat olup, Askeri Hukuk ve idari davalar alanında uzmanlaşmıştır. Bu içerik hukuki mevzuata uygunluk açısından lisanslı Avukat Gazi İnan tarafından kontrol edilmiştir.