Askeriyede Üstün Asta Hakaret Etmesi

Türk Silahlı Kuvvetlerinde emir-komuta ilişkisi ve askeri disiplin, görevlerin düzenli ve etkin biçimde yürütülmesinin temel unsurları arasında yer alır. Ancak emir verme ve denetleme yetkisi, amir veya üstün astına karşı sınırsız şekilde davranabileceği anlamına gelmez. Özellikle askeriyede üstün asta hakaret etmesi, kullanılan sözlerin niteliğine, olayın gerçekleşme şekline, hizmetle bağlantısına ve somut olayın diğer özelliklerine göre disiplin veya ceza hukuku bakımından sonuç doğurabilir.

Askeri ortamda bir personele küfür edilmesi, küçük düşürücü sözler söylenmesi, onur ve saygınlığını zedeleyen ifadeler kullanılması ya da astın hizmetinin gereksiz şekilde zorlaştırılması aynı hukuki kategori içerisinde değerlendirilmez. Bu nedenle “amir astına küfrederse ne olur?”, “askerde amirin askere hakaret etmesinin cezası nedir?” veya “askere küfür etmenin cezası nedir?” sorularının tek bir cevabı bulunmamaktadır.

Özellikle 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu, askeri personel bakımından çeşitli disiplinsizlikleri ve bunlara uygulanabilecek disiplin cezalarını düzenlemektedir. Kanun; subay, astsubay, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erler, erbaş ve erler ile askeri öğrenciler bakımından uygulanmaktadır.

Bunun yanında, bir eylemin yalnızca disiplin hukuku bakımından değil, şartları oluştuğu takdirde genel ceza hukuku bakımından da değerlendirilmesi mümkündür. Bu nedenle olayın yalnızca “küfür edildi” şeklinde ele alınması yerine, söylenen sözün tam olarak ne olduğu, kime söylendiği, nerede ve ne zaman söylendiği, hizmetle bağlantısının bulunup bulunmadığı, aleni olup olmadığı, tanıkların bulunup bulunmadığı ve eylemin devamlılık gösterip göstermediği birlikte değerlendirilmelidir.

Askeriyede Üstün Asta Hakaret Etmesi Suç Mudur?

Askeri hiyerarşide “amir”, kadro ve kuruluş yönünden bağlı olunan veya amir olarak yetkilendirilmiş kişiyi ifade eder. Dolayısıyla bir personelin üzerinde rütbe veya makam bakımından bulunmak tek başına her durumda aynı hukuki sonucu doğurmaz; olayda ilgili kişinin gerçekten amir veya üst sıfatına sahip olup olmadığı ve eylemin hizmet ilişkisi içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediği önem taşır.

Bir amirin astına yönelik olarak hakaret içeren sözler kullanması, öncelikle 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu kapsamında “küfürlü konuşmak” veya somut olayın özelliklerine göre “asta kötü muamele yapmak” şeklinde değerlendirilebilir.

6413 sayılı Kanun’un 16. maddesinde “küfürlü konuşmak”; aynı rütbe veya kıdemdeki arkadaşlara veya astlara karşı terbiye ve adaba uygun olmayan sözlerle konuşmak olarak düzenlenmiştir. Bu disiplinsizlik bakımından öngörülen disiplin cezası kınamadır.

Ancak amirin davranışı yalnızca küfürlü bir söz söylemekten ibaret değilse ve astına askeri usul ve kurallar dışında kötü davranma, eziyet amacıyla hizmetini gereksiz yere güçleştirme veya başkalarının kötü muamelesine göz yumma gibi unsurlar taşıyorsa, 6413 sayılı Kanun’un 19. maddesindeki “asta kötü muamele yapmak” disiplinsizliği gündeme gelebilir. Bu disiplinsizlik, hizmet yerini terk etmeme cezasını gerektiren haller arasında düzenlenmiştir.

Dolayısıyla amirin astına söylediği tek bir hakaret sözü ile sistematik şekilde aşağılaması, küfür etmesi, görevini gereksiz biçimde zorlaştırması veya kötü muamelede bulunması aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

Askere Küfür Etmenin Cezası

“Askere küfür etmenin cezası” sorusunun cevabı, hakareti gerçekleştiren kişinin kim olduğuna ve mağdurun askeri personel olarak hangi sıfatı taşıdığına göre değişebilir.

Eğer bir amir veya üst, astına yönelik olarak küfürlü sözler kullanıyorsa 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu’nun ilgili hükümleri gündeme gelebilir. Kanunun 16. maddesindeki “küfürlü konuşmak” disiplinsizliği, astlara karşı terbiye ve adaba aykırı sözlerle konuşmayı da kapsamaktadır. Bu düzenleme kapsamında kınama cezası söz konusu olabilir.

Bununla birlikte olayın niteliğine göre yalnızca “küfürlü konuşmak” değerlendirmesi yapılması zorunlu değildir. Örneğin amirin astına yönelik davranışı, astın hizmetini eziyet amacıyla gereksiz şekilde güçleştirmişse veya askeri usul ve kurallar dışında kötü muamele niteliğine ulaşmışsa, “asta kötü muamele yapmak” disiplinsizliği gündeme gelebilir. 6413 sayılı Kanun’da bu eylem hizmet yerini terk etmeme cezasını gerektiren disiplinsizlikler arasında sayılmıştır.

Nitekim uygulamada, erbaş ve erlere küfürlü konuşulması ile kötü muamele edilmesine ilişkin iddiaların birlikte değerlendirilerek hem “küfürlü konuşmak” hem de “asta kötü muamele yapmak” kapsamında disiplin yaptırımı uygulandığı örnekler bulunmaktadır.

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun 85. maddesinde düzenlenen “amire veya üste hakaret” suçu, astın amire veya üste yönelik hakaretini düzenlemektedir. Bu hüküm, amirin astına yönelik her hakaret eylemini aynı madde kapsamında cezalandıran bir düzenleme değildir. Askerî Ceza Kanunu’nun 85. maddesinde bir amire veya üste hakaret edilmesi için hapis cezası öngörülmüş; hakaretin hizmet esnasında veya hizmete ilişkin bir işlem nedeniyle gerçekleştirilmesi halinde daha ağır yaptırım düzenlenmiştir.

Bu nedenle “amirin asta hakareti” ile “astın amire hakareti” birbirinden hukuken ayrılmalıdır.

Amirın Asta Hakareti

Bir amirin astına hakaret etmesi bakımından en önemli konulardan biri, kullanılan sözlerin gerçekten hakaret niteliğinde olup olmadığıdır.

Hakaret değerlendirmesinde yalnızca sözün kaba veya nezaketsiz olması yeterli olmayabilir. Kullanılan ifadenin kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte olup olmadığı somut olayın şartlarına göre değerlendirilir.

Genel ceza hukuku bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi, bir kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldırı niteliğindeki somut fiil veya olgu isnadını ya da sövmeyi hakaret suçu kapsamında düzenlemektedir. TCK m.125/3-a uyarınca hakaretin kamu görevlisine karşı görevi nedeniyle gerçekleştirilmesi halinde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

Ancak askeri personel bakımından hangi özel hükmün uygulanacağı, olayın askerlik hizmetiyle bağlantısı ve fail ile mağdur arasındaki ast-üst ilişkisi gibi unsurlar ayrıca değerlendirilmelidir.

Örneğin bir bölük komutanının emri yerine getirmediği gerekçesiyle astını uyarması ile astına kişisel olarak ağır ve küçük düşürücü ifadeler kullanması aynı şey değildir. İlk durumda disiplin kapsamında meşru bir görev ve denetim faaliyeti bulunabilirken, ikinci durumda kullanılan ifadelerin hakaret niteliği taşıyıp taşımadığı gündeme gelebilir.

Amir Astına Küfür Ederse Ne Olur?

Amirin astına küfür etmesi halinde olayın doğrudan hangi maddeye girdiğini belirlemek için sözlerin içeriği ve olayın bütünü incelenmelidir.

Özellikle şu hususlar önem taşır:

  • Kullanılan sözlerin tam olarak ne olduğu,
  • Sözlerin astı hedef alıp almadığı,
  • Olayın hizmet sırasında gerçekleşip gerçekleşmediği,
  • Sözlerin görevle bağlantılı olup olmadığı,
  • Olayın başkalarının önünde gerçekleşip gerçekleşmediği,
  • Olayın tek seferlik mi yoksa tekrarlanan bir davranış mı olduğu,
  • Tanıkların bulunup bulunmadığı,
  • Yazılı mesaj, ses kaydı veya kamera görüntüsü gibi delillerin mevcut olup olmadığı,
  • Hakaretin yanında tehdit, fiziksel müdahale veya başka bir kötü muamele bulunup bulunmadığı,
  • Astın hizmetinin gereksiz şekilde zorlaştırılıp zorlaştırılmadığı.

Özellikle sistematik aşağılama ve kötü muamele, tek bir küfür sözünden farklı sonuçlar doğurabilir. 6413 sayılı Kanun’un 19. maddesinde “asta kötü muamele yapmak”, astına askeri usul ve kurallar dışında kötü davranmak, eziyet amacıyla hizmetini lüzumsuz yere güçleştirmek veya başkalarının kötü muamelesine müsamaha göstermek şeklinde düzenlenmiştir.

Bu nedenle bir amirin astına yönelik davranışı değerlendirilirken sadece “küfür etti mi?” sorusuna değil, davranışın bütününe bakılması gerekir.

Asta Kötü Muamele Yapmak Nedir?

Asta kötü muamele, askeri disiplin hukukunda amirin veya üst konumundaki kişinin astına karşı yetkisini hukuka ve askeri usullere aykırı şekilde kullanması bakımından önem taşıyan bir disiplinsizliktir.

6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu’nun 19. maddesine göre asta kötü muamele; astına askeri usul ve kurallar dışında kötü davranmak, eziyet amacıyla hizmetini gereksiz yere güçleştirmek veya başkaları tarafından kötü muamele yapılmasına göz yummaktır.

Burada üç farklı davranış biçiminin öne çıktığı görülür:

Birincisi, askeri usul ve kurallar dışında kötü davranmaktır. Amirlik yetkisi kullanılarak astın aşağılanması, gereksiz biçimde küçük düşürülmesi veya görevle bağdaşmayan şekilde muamele görmesi somut olayın şartlarına göre bu kapsamda değerlendirilebilir.

İkincisi, eziyet amacıyla hizmeti gereksiz şekilde güçleştirmektir. Amir tarafından astına normal görev sınırlarının dışında, cezalandırma veya yıldırma amacıyla gereksiz görevler verilmesi ya da çalışma koşullarının kasıtlı olarak ağırlaştırılması bu açıdan önem taşıyabilir.

Üçüncüsü ise kötü muameleye göz yummaktır. Amir, astına yönelik kötü muameleyi bizzat gerçekleştirmese dahi, kendi sorumluluk alanındaki kişilerin kötü muamelesini bilmesine rağmen gerekli tedbirleri almıyorsa somut olayın şartlarına göre sorumluluk gündeme gelebilir.

Dolayısıyla “asta kötü muamele” yalnızca fiziksel davranışlardan ibaret değildir. Sözel ve davranışsal uygulamalar da olayın özelliklerine göre disiplin hukuku açısından önem taşıyabilir.

Askeriyede Amir Astına Hakaret Ederse Hangi Ceza Verilir?

Ceza miktarı veya disiplin yaptırımı, olayın hangi hukuki düzenleme kapsamında değerlendirildiğine göre değişir.

6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu bakımından “küfürlü konuşmak” kınama cezasını gerektiren disiplinsizliklerden biridir. Kanun, bu davranışın astlara karşı gerçekleştirilmesini de açıkça kapsamaktadır.

Buna karşılık “asta kötü muamele yapmak”, hizmet yerini terk etmeme cezasını gerektiren disiplinsizlikler arasında bulunmaktadır. Dolayısıyla yalnızca küfürlü söz kullanılması ile astın hizmetinin eziyet amacıyla gereksiz biçimde güçleştirilmesi aynı yaptırımı doğurmayabilir.

Ayrıca somut olayda başka bir suç veya disiplinsizlik bulunması da mümkündür. Örneğin hakaretin yanında tehdit, kasten yaralama, görevin kötüye kullanılması niteliğinde davranış veya başka bir hukuka aykırılık söz konusu olabilir.

Bu nedenle “amir astına küfretti, kesin olarak şu kadar ceza alır” şeklindeki genellemeler hukuken doğru değildir.

Hakaretin Alenen Yapılması Cezayı Etkiler mi?

Hakaretin başkalarının bulunduğu bir ortamda gerçekleştirilmesi, olayın hukuki değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Genel ceza hukuku bakımından TCK m.125/4, hakaretin alenen işlenmesi halinde cezanın artırılmasını öngörmektedir.

Askeri ortamda da hakaretin çok sayıda personelin bulunduğu içtima, eğitim alanı, koğuş, birlik veya görev mahallinde gerçekleştirilmesi olayın niteliği bakımından önem taşıyabilir. Ancak sırf başkalarının olay sırasında bulunması, her durumda otomatik olarak aynı hukuki sonucun doğacağı anlamına gelmez.

Bu nedenle olayın nerede gerçekleştiği, kaç kişinin bulunduğu ve sözlerin hangi koşullarda söylendiği soruşturma aşamasında ayrıntılı şekilde ortaya konulmalıdır.

Amir Tarafından Hakaret Edilen Asker Ne Yapabilir?

Amiri tarafından hakarete uğradığını düşünen personelin öncelikle olayın ayrıntılarını mümkün olduğunca somutlaştırması önemlidir.

Şikâyet veya savunma sürecinde;

  • Olayın tarih ve saatinin,
  • Olayın gerçekleştiği yerin,
  • Hakaret içerdiği düşünülen sözlerin mümkün olduğunca aynen,
  • Olay sırasında bulunan kişilerin,
  • Varsa kamera görüntülerinin,
  • Yazılı mesajların veya diğer belgelerin,
  • Olayın öncesinde ve sonrasında yaşanan gelişmelerin

belirtilmesi delillendirme bakımından önem taşıyabilir.

Özellikle “bana hakaret etti” şeklindeki genel bir anlatım yerine, hangi sözün söylendiğinin açık şekilde ortaya konulması önemlidir. Nitekim hakaret değerlendirmesinde kullanılan ifadelerin tam içeriği hukuki nitelendirme bakımından belirleyicidir. Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan uygulama materyallerinde de hakaret iddialarında söylenen sözlerin açık şekilde tespit edilmesinin önemine dikkat çekilmektedir.

Disiplin Soruşturmasında Savunma Hakkı

Askeri disiplin soruşturmasında yalnızca şikâyetçinin anlatımının bulunması, her durumda otomatik olarak disiplin cezası verilmesini gerektirmez. Disiplin soruşturmasında olayın bütün yönleriyle araştırılması ve hakkında işlem yapılan personele savunma hakkı tanınması gerekir.

6413 sayılı Kanun’un 40. maddesi uyarınca, kanunda belirtilen istisnalar dışında disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. İsnat edilen hususların ve savunma için verilen sürenin ilgili kişiye bildirilmesi gerekir.

Bu nedenle hakkında asta kötü muamele, küfürlü konuşmak veya başka bir disiplinsizlik isnadı bulunan personelin, savunmasını olayın gerçek koşullarına göre hazırlaması önemlidir.

Savunmada yalnızca “ben söylemedim” demek yerine, iddianın dayandığı delillerin neden gerçeği yansıtmadığı, tanık anlatımlarındaki çelişkiler, sözlerin hangi bağlamda söylendiği ve varsa olayın hukuki niteliğini değiştirebilecek diğer hususlar açıklanabilir.

Disiplin Cezasına İtiraz Edilebilir mi?

Evet. 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu, disiplin amirleri tarafından verilen cezalara karşı itiraz mekanizması öngörmektedir.

Güncel konsolide metne göre disiplin amiri tarafından verilen disiplin cezasına karşı, cezanın tebliğinden itibaren iki iş günü içinde bir üst disiplin amirine yazılı olarak itiraz edilebilir. Süresi içerisinde itiraz edilmemesi halinde ceza kesinleşir.

Burada sürelerin son derece önemli olduğu unutulmamalıdır. Disiplin cezasının tebliğ tarihi, uygulanacak itiraz süresinin başlangıcı bakımından önem taşır.

Disiplin kurulu tarafından verilen kararlara karşı ise Kanun’un 42. maddesinde ayrıca bir itiraz mekanizması düzenlenmiştir.

Bu nedenle kendisine disiplin cezası tebliğ edilen personelin, özellikle itiraz süresini kaçırmamak için tebliğ tarihinden itibaren hukuki durumunu gecikmeden değerlendirmesi gerekir.

Hakaret İddiasında Delillerin Önemi

Askeri disiplin soruşturmalarında delillerin değerlendirilmesi, olayın sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Hakaret iddiası bakımından şu deliller önem taşıyabilir:

Tanık beyanları: Olayı doğrudan gören veya duyan personelin anlatımları önemli olabilir. Ancak tanıkların olayı gerçekten duyup duymadığı, anlatımlarının birbiriyle uyumlu olup olmadığı ve olayın gerçekleşme koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.

Kamera kayıtları: Olayın gerçekleştiği yerde kamera sistemi bulunuyorsa görüntüler olayın aydınlatılmasına yardımcı olabilir. Görüntüler çoğu zaman sözlerin içeriğini göstermese de olayın taraflarını, zamanını ve davranışların gerçekleşme biçimini ortaya koyabilir.

Yazılı mesajlar: WhatsApp, SMS, e-posta veya diğer yazışmalar, olayın niteliğine göre delil olarak gündeme gelebilir. Ancak elektronik verilerin hukuka uygun şekilde elde edilmesi ve bütünlüğünün korunması önemlidir.

Ses kayıtları: Ses kayıtları bakımından ayrıca hukuka uygunluk sorunu ortaya çıkabileceğinden, kayıtların nasıl ve hangi koşullarda elde edildiğinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Disiplin soruşturması belgeleri: İfade tutanakları, soruşturma raporu, savunma ve diğer resmi belgeler de olayın hukuki değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Bu nedenle hakaret veya kötü muamele iddiası bulunan bir dosyada yalnızca tek bir delile dayanmak yerine, bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Askeri Disiplin Cezası ile Ceza Davası Aynı Şey midir?

Hayır. Askeri disiplin cezası ile ceza mahkemesi tarafından verilen ceza hukuken farklı kurumlardır.

6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu, Türk Silahlı Kuvvetlerinde disiplin sistemini düzenler ve kanunda sayılan disiplinsizlikler bakımından disiplin yaptırımlarının uygulanmasını öngörür.

Ceza hukuku bakımından ise 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu veya şartlarına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gündeme gelebilir.

Özellikle astın amire yönelik hakaretinde Askerî Ceza Kanunu’nun 85. maddesi özel önem taşırken, amirin asta yönelik hakareti bakımından aynı maddenin doğrudan uygulanacağı şeklinde genel bir kabul yapılmamalıdır. AsCK m.85, açık şekilde amire veya üste hakaret eylemini düzenlemektedir.

Bu ayrım, “askeriyede üstün asta hakaret etmesi” konusundaki en önemli hukuki noktalardan biridir.

Amir ve Üstlerin Yetkileri Sınırsız Değildir

Askeri hiyerarşinin amacı, emir-komuta zincirinin etkin biçimde işlemesini sağlamaktır. Ancak emir verme ve disiplin sağlama yetkisi, astın kişilik haklarının ihlal edilmesine izin vermez.

Bir amirin astına görev vermesi, görevi denetlemesi, hata nedeniyle uyarıda bulunması veya disiplin kuralları çerçevesinde işlem yapması tek başına hakaret anlamına gelmez. Bununla birlikte görev yetkisinin kişisel husumet, aşağılama, yıldırma veya eziyet amacıyla kullanılması farklı bir hukuki değerlendirmeyi gerektirebilir.

Bu nedenle askeri disiplin hukukunda otorite ile kötü muamele arasındaki sınırın somut olay üzerinden belirlenmesi gerekir.

Özellikle astın sürekli olarak aşağılanması, diğer personelin önünde küçük düşürülmesi, kişisel nedenlerle gereksiz görevlere maruz bırakılması veya küfürlü sözlerle baskı altında tutulması iddiaları varsa olayın bütün yönleriyle incelenmesi önemlidir.

Askeriyede Üstün Asta Hakaret Etmesi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Amir astına küfür ederse ceza alır mı?

Eylemin niteliğine göre disiplin yaptırımı uygulanabilir. 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu’nda astlara yönelik terbiye ve adaba aykırı sözlerle konuşmak “küfürlü konuşmak” kapsamında düzenlenmiştir. Bunun yanında davranışın niteliğine göre “asta kötü muamele yapmak” disiplinsizliği de gündeme gelebilir.

Askere küfür etmenin cezası nedir?

Tek bir ceza bulunmamaktadır. Amir veya üstün astına yönelik küfürlü sözleri, olayın özelliklerine göre disiplin hukuku kapsamında değerlendirilebilir. Eylemin başka bir suç oluşturup oluşturmadığı da ayrıca incelenmelidir.

Amirin asta hakareti Askerî Ceza Kanunu 85. madde kapsamında mıdır?

AsCK m.85’in düzenlemesi amire veya üste hakaret eylemine yöneliktir. Bu nedenle amirin asta hakaret etmesi ile astın amire hakaret etmesi birbirinden ayrılmalıdır.

Asta kötü muamele ile küfürlü konuşmak aynı şey midir?

Hayır. 6413 sayılı Kanun’da bunlar farklı disiplinsizlikler olarak düzenlenmiştir. Küfürlü konuşmak kınama cezasını gerektiren disiplinsizlikler arasında yer alırken, asta kötü muamele hizmet yerini terk etmeme cezasını gerektiren disiplinsizlikler arasında düzenlenmiştir.

Hakarete uğrayan asker şikâyetçi olabilir mi?

Olayın niteliğine göre disiplin soruşturması veya adli süreç gündeme gelebilir. Şikâyetin hangi makama ve hangi usulle yapılacağı, personelin statüsü ve olayın hukuki niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Disiplin cezasına itiraz süresi ne kadardır?

Güncel 6413 sayılı Kanun’un 41. maddesine göre disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarına karşı tebliğden itibaren iki iş günü içinde bir üst disiplin amirine yazılı olarak itiraz edilebilir.

Sonuç: Askeriyede Üstün Asta Hakaret Etmesi

Askeriyede üstün asta hakaret etmesi, askeri disiplin ve ceza hukuku bakımından olayın özelliklerine göre farklı sonuçlar doğurabilecek bir konudur. Özellikle amirin astına küfür etmesi, aşağılayıcı ifadeler kullanması veya astın hizmetini gereksiz biçimde zorlaştırması halinde 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu’ndaki farklı hükümler gündeme gelebilir.

6413 sayılı Kanun’un 16. maddesinde “küfürlü konuşmak” kınama cezasını gerektiren bir disiplinsizlik olarak düzenlenirken, 19. maddede “asta kötü muamele yapmak” hizmet yerini terk etmeme cezasını gerektiren disiplinsizlikler arasında sayılmıştır.

Buna karşılık astın amire veya üste yönelik hakareti bakımından 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun 85. maddesi ayrıca önem taşımaktadır. Bu nedenle “astın amire hakareti” ile “amirin asta hakareti” aynı hukuki kategori içerisinde değerlendirilmemelidir.

Bir olayda hangi hükmün uygulanacağını belirlemek için yalnızca hakaret edildiği iddiası yeterli değildir. Sözlerin içeriği, tarafların rütbe ve görev ilişkisi, olayın hizmetle bağlantısı, olay yeri, tanıklar, kamera ve diğer deliller, eylemin tekrarlanıp tekrarlanmadığı ve varsa başka fiiller birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle hakkında disiplin soruşturması yürütülen veya disiplin cezası verilen askeri personelin savunma ve itiraz haklarını, kanunda öngörülen süreleri dikkate alarak kullanması önemlidir. 6413 sayılı Kanun disiplin süreçlerinde savunma hakkını güvence altına almakta ve disiplin amirleri tarafından verilen cezalara karşı itiraz imkânı tanımaktadır.

Bu nedenle somut bir olayda yalnızca “amir astına küfretti” şeklindeki genel bilgi üzerinden kesin bir hukuki sonuç çıkarmak yerine, olayın tüm ayrıntılarının ve mevcut delillerin askeri disiplin ve ceza hukuku bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

İçeriği Paylaş
Facebook
Twitter
LinkedIn
WhatsApp